Ragnarok

İlk çıktığı gün izleme fırsatı bulduğum, küçük çaplı araştırma yaptıktan sonra incelememi henüz yazma fırsatı bulabildiğim yeni dizimiz Ragnarok ile sizlerleyim. İncelemeye geçmeden önce diziye de adını veren bu mitolojik olaylardan sizlere bahsetmek istiyorum. Ragnarok iskandinav mitolojisi kıyametidir. Bu sözcük “ragna: tanrıların düzenleyici gücü” ve “rok: kader, kıyamet” kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Tam anlamı da “Tanrıların Kaderi”dir. Ancak “rok” sözcüğü alacakaranlık anlamındaki “rokkr” sözcüğü ile karışmış ve bu yüzden anlam “Tanrıların Alacakaranlığı (Ragnarøkkr)” şeklini almıştır.

Aslında Ragnarok “her şeyin sonu” anlamına gelmemektedir. Yok edilen dünya kötülüklerden arındırılarak yerine yepyeni bir dünyanın geleceğine inanılmıştır. Eğer erdemli bir hayatınız olmuşsa ferah içinde, yiyeceklerin ve içkilerin bol olduğu Brimir adındaki muhteşem manzarası olan bir yerde veya altın salon Sindri’de yaşayacaksınız demektir. Fakat tam tersi bir hayat yaşamışsanız ”Ceset Kumsalları” anlamına gelen katillerin, hırsızların hayatlarını sürmüş olduğu Náströnd’da yaşamak durumundasınız. Ragnarok efsanesi hakkında daha fazla detaya girmek istemiyorum fakat ilgisini çekmiş olabilir diye bu bilgileri aldığım sitelerin linklerini sizlerle paylaştım [1] [2].

Dizinin konusuna gelecek olursak eğer; Norveç yapımı dizimiz Magne adındaki ana karakterimizin annesi ve kardeşi ile beraber babasının öldüğü kasaba olan Edda’ya geri dönmeleri ile başlıyor. Aile kasabaya gelir gelmez önleri bir kahin kadın tarafından kesiliyor ve asosyal Magne’miz ilerleyen bölümlerde gerçek benliğini bulmaya başlıyor. Dizi aynı zamanda yan karakterler aracılığıyla günümüz problemlerinden çevre sorunu üzerinde de sıkça duruyor. Magne’nin okulda edindiği arkadaşı olan Isolde Edda kasabasındaki buzulların erimesi ve kasabanın zengin ailesi olan Jutul ailesinin fabrikaları tarafından insanların sağlık sorunları yaşaması sorunları nedeniyle kasabada farkındalık yaratmaya çalışıyor fakat başarılı olduğu maalesef ki söylenemez. Kasabanın büyük bir gelir kaynağı olan bu aile herkesin oldukça gözünü boyamakta ve her olaydan sıyrılmakta. Isolde’nin annesininde dolaylı yoldan ölümüne neden olan bu aile kendisinin de ölümüne neden oluyor. Buzulların erimesini ölçtüğü dağın eteklerinde Jutul Ailesi’ne ait bir tünel bulan kızımız ve yamaç paraşütüyle inerken de dağlara çarparak ilk bölümde ölüyor. Daha doğrusu o şekilde öldüğü düşünülmesi sağlanıyor, aslında  Jutul ailesinin babası Vidar genç kızı öldürüyor. Kızın ölümünden sonra Magne bu şüpheli ölümü araştırmaya ve güçlerini keşfetmeye başlıyor ve böylece Jutul Ailesi’ni de baş düşmanı haline geliyor.

Dizinin mitolojik yönüne gelecek olursak her bölüm Norveç mitolojisine ait sözler ile başlıyor. Aynı zamanda zengin, popüler ve bonkör ailemiz olan Jutul ailesinin eski tanrılar olan devler olduğunu ve Magne’nin Thor olduğunu daha ilk bölümden öğreniyoruz. Bu durum bizi az da olsa olabilecek olayları kestirmemizi sağlıyor.

Dizi bana genel olarak çok bir şey katmasa da İskandinav mitolojisine olan ilgimi arttırdığını söyleyebilirim. Güncel konuları mitoloji ile birleştirmesi açısından oldukça başarılı buldum. Dizi hakkında pekte söyleyebileceğim bir şey yok boş zamanınızı değerlendirmek için izleyebileceğiniz alternatiflerden biri olarak listenize bu diziyi ekleyebilirsiniz.

Değerlendirme: 6 / 10.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: